Hakkari Otelleri HARİTADA GÖSTER
 

HAKKARİ

Hakkari Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alır ve güneyden Irak toprakları,doğudan İran toprakları; kuzeyden Van, batıdan Siirt, güneybatıdan Mardin illeri ile komşudur.Derin ve uzun Zap Vadisi’nin güney yamacına kurulu ve dört bir yanı dağlarla çevrili Hakkari; Anadolu’nun en ırak illerinden biridir. Türkiye haritasının güneydoğu köşesinde en uçtaki konumuyla ve İran-Irak sınırındaki 343 km. sınır şeridi ile ülkemizin en stratejik ili olduğu söylenebilir.

Osmanlı Devleti bu toprakları ele geçirdiğinde bu bölgede “Hakkâriye Beyleri” bulunuyordu. Yavuz Sultan Selim Han, bu beylere Osmanlı Devleti adına bölgeyi idâre etme hakkı tanıdı. 127 sene içinde 77 bey burayı Osmanlı Sultanının temsilcisi olarak idâre ettiler. Hakkâriye Beylerine izâfeten bu bölgeye “Hakkâriye” dendi. Halkın dilinde bu kelime, zamanla “Hakkâri” şeklini aldı. Hakkâriye, Arapça “Hakarların şehri” demektir. Türkiye'nin en az gelişmiş ili olan Hakkâri'de halkın yüzde 7'e yakını kırsal kesimde yaşar. Kilometre kareye 19 kişinin düştüğü Hakkâri, Türkiye'de nüfus yoğunluğu en az olan ilidir.Halkın başlıca gelir kaynağı hayvancılıktır. En çok koyun ve kıl keçisi yetiştirilir. Kurulan geçici mandıralarda otlu peynir ve teleme peyniri yapılır.

Tarihçe

Anadolu, Mezopotamya ve İran üçgeninde yer alan Hakkari konumu ve coğrafi yapısıyla bir çok topluluğun ilgisini çekmiş ve bir çok millete vatan olmuştur. Hakkari, Med, Pers, Selevkos, Abbasi, Selçuklu, Moğol, Karakoyunlu, Akkoyunlu ve Osmanlı hakimiyetini görmüştür.

Gezilecek Yerler

Zap Suyu Bazı yeni kaynak ve haritalarda Çığlı Suyu adıyla geçer. Türkiye sınırları içindeki uzunluğu 426 km'dir. Van Doğusu Dağlarından Mengene Dağı (3,412 m) ve İran sınırı yakınındaki Haravil (Yiğit) Dağı (3,468 m) yamaçlarından inen suların birleşmesiyle oluşur. Başkale vadisinde geçerken aldığı bazı derelerle büyür.En büyük beslemesi Karasu Hakkari-Van, Yüksekova - Başkale, Örmeta - Yamaç sırası ile il, ilçe ve köy sınırlarını belirler. Güneydoğudan gelen ve Yüksekova'nın sularını toplayan Nehil Çayını aldan önce Mendeni çayı ile buluşup sonra Hakkari kentinin yakınından geçer. Toroslar'ın oldukça genişlemiş bir kesimini oluşturan Hakkari Dağlarını çok dar ve derin boğazlarla yararak aşar.Çukurca'nın batısında Türkiye sınırları dışına çıkar. Irak topraklarında önce güneydoğu, sonra da güneybatı yönünde akar ve Musul'un 40 km kadar güneyinde Dicle Nehrine kavuşur.

Buzul Dağı Buzul Dağı olan Cilo Dağı, III.dönem (Tersiyer) (65-2,5 milyon yıl önce) ortaya çıkmıştır. Yaklaşık 3.500-4.000 m. yüksekliğinde olup, Türkiye’nin ikinci yüksek doruğu buradaki Ulu Doruk veya Reşko Tepesi’dir. Cilo Dağı çeşitli gerilmeler ve binmeler sonucunda kıvrılmış, kırılmış, bu nedenle de yöreye engebeli bir yapı kazandırmıştır. III.dönemin sonlarında yanardağ etkinlikleri ile karmaşık bir özellik kazanmıştır. Ayrıca bu dağlar batıda Büyük Zap Suyu, güneyde Şemdinli Suyu, doğu ve kuzeydoğuda da Nehil Suyu tarafından derin biçimde yarılmıştır. Bunun sonucu olarak da yer yer 1.000 m.ye ulaşan sarp vadiler meydana gelmiştir. Cilo Dağı güneydoğuya ve doğuya doğru da alçalmaktadır. 

Kış aylarında yoğun kar yağışı nedeniyle karın kalınlığı 2-3 m.yi geçmektedir. Buzul yönünden de Türkiye’nin en zengin dağıdır. Bugün burada 21 vadi buzulu bulunmaktadır. Dağın yüksek yaylaları göçer aşiretleri için sayfiye işlevi görmektedir. Dağın aşağı yamaçlarında çok seyrek meşe ağaçları dışında yoğun bir bitki örtüsüne rastlanmaz. Kış turizmi yönünden önemli olup, Varagöz Vadisi ile Sat Gölü yakınlarında tarih öncesi çağlardan kalma resimlere rastlanmıştır.

Kayme Sarayı Kitabelerde isim geçmemekle beraber Seyit Übeydullah'ın oğlu Seyit Abdullah tarafından yaptırıldığı sanılmaktadır.Kayme sarayı iki katlı bir yapı olup, 18.80x24.00 m. ölçülerinde kuzey güney doğrultusunda dikdörtgen planlıdır. Günümüze sarayın yalnızca kuzey ve batı duvarları iyi bir durumda, doğu ve güney duvarları ise kısmen ayakta kalabilmiştir. Sarayın üst örtüsü tamamen yıkılmıştır.

Yapının zemin ve birinci katları birbirinin eşi plan düzenindedir. Bu plan düzeninde ortada dikdörtgen iki salon ve bunun batı taraflarında da dörder oda bulunmaktadır. Kuzey ve güney cephelerine ortalarına açılmış kapılardan girilmekte olup, odalara hem salondan hem de birbirlerinin içerisinden geçilmektedir. 

Yapının doğu cephesi yıkıldığından bu cephe ile ilgili bilgilerimiz bulunmamaktadır. Bununla beraber kuzey, güney ve batı cephelerinin kapı ve pencerelerle hareketlendirildiği açıkça görülmektedir. Sarayın kuzey cephesine sivri kemerli büyük bir niş içerisindeki, sivri kemerli kapı ve bunun iki yanına altlı ve üstlü dört pencere açılmıştır. Bu pencereler cephedeki niş şeklindeki girintinin içerisinde kalmıştır. Cephedeki tek bezeme unsuru, kapı kemerinin sağ ve sol üst köşelerindeki kitabelerdir.

Bercelan Yaylası İl alanı, üzerinde buzullar olan sarp ve yüksek dağlar, buzul gölleri ve yeşil vadilerle kaplıdır. Ancak Hakkâri'nin bu ilginç doğal yapının yarattığı zengin Turizm potansiyeli yeterince değerlendirilmemiştir, turistlik tesisler kurulmamıştır.İllerdeki görülmeye değer yerlerden biri, Cilo ve Salt dağları yöresidir. Bu dağlar üzerinde, buzullar, buzul gölleri ve çok çeşitli yaban hayvanlarıyla, birer "doğal haritası" olarak nitelenilir. Kış sporları ve dinlenme için son derece elverişli olan bu dağların ziyarete en uygun dönemi haziran-eylül ayları arasıdır.

Cilo, Dağı, Merkez İlçe 'ye 37 km uzaklıktadır. Bu yolun 20 km motorlu araçlara, 17 km ise katırla ve ya da yaya olarak aşıla bilmektedir. Cilo Dağı'na, bir de Yüksekova, üzerinde gidilmektedir. Salt Dağı'na ulaşım ise yine Yüksekova üzerinden, 23 km'si motorlu araçlarla 8 km'si yaya olarak yada atla sağlanmaktadır. Şemdinli Geverek Yaylasındaki göller bölgesi ve Bay Gölü'ne ise ulaşım, 150 km'lik otomobil, 15 km'lik yaya yoluyla sağlana bilinir. Merkez İlçenin kuzeyindeki Karadağ üzerinde yer alan Seyithan Golaşın ve Golan Gölleri ile Berçelen yaylası da ilin görülmeye değer yerlerindedir. Merkez İlçeden Berçelan Yaylası'na 18 km'lik otomobil, 2 km'lik yaya yoluyla ulaşılabilmektedir. 

İlin yabanıl doğal yapısının özgün örneklerinin görülebileceği bir yöre de Zap Suyu Vadisi'dir. Zap Vadisi'nde dağlardan yuvarlanarak gelen büyük kayalar, doğal köprüler oluşturmuştur. Yöre halkınca bu kayalar, "Şeytan Köprüsü "diye anılmaktadır. Vadinin Merkez İlçeyle Irak sınırı arasındaki kalan bölümünde çok özgün, bir eşi bulunmayacak güzelliği vardır. Vadinin 39'uncu km'sinde Şine kayalıklar yer almaktadır.Şine yöresinde Beytüşşebap'a giden yolun 110 km'sinde ise Melise Suyu ile Çeman Düzlüğü ve koruluğuna ulaşılır. Bu yöre de yeşilliği ile ilin ilginç yörelerinden biridir.

Meydan Medresesi Hakkari merkez biçer mahallesinde bulunmaktadır. Vakıflar genel müdürlüğü tarafından 1984 yılında yapılan onarımdan sonra ayaktadır. Medresenin giriş kapısındaki kitabenin üzerinde H.1112.M.1700-1701 tarihinde yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Kitabede kim tarafından yapıldığı belirtilmemekle beraber, Hakkari hükümetinin yöneticisi olan İzzetin oğlu İbrahim Bey tarafından yapılmış olabilir.

Medrese 23.40m x 18.25m dış ölçülere sahip kareye yakın dikdörtgendir. Avlulu, iki katli ve iki kanatlı medreseler grubuna girmemektedir. Yapıya güney cephesinin güneyinde girilmektedir. 

Avlunun dört yanını iki kat halinde revaklar dolanmaktadır. Alt kat revakları değişik başlık ve şekilleri olan sütunlara ikinci kattakiler ise payelere oturmaktadırlar. Revak gözleri sivri kemerli, bölümleri ise tonoz örtülüdür. Avlunun doğu batı tarafında asimetrik olarak sıvalanan medrese duvarları yer almaktadır. Bati tarafında hem alt hem de üst katta birbirine yakın ölçülerde üzerleri beşik tonoz örtülü dörder oda yer alır. Oda kapıları dikdörtgen biçiminde küçük revaklar açılmaktadır. Bu odaların bati kenarları mangal pencere diğer duvarlarına da dolap nişleri ve ocak yerleştirilmiştir. 

Doğu kanatta ise alta üç üstte iki oda yer almaktadır. Bu odalar ötekilerden daha geniş tutulmuş, kuzey kenarlarında dershane ve mescit olarak kullanılmıştır. Her iki katında bu kenarlarında kuzeye açılmış birer mihrap nisi bulunmaktadır. Alt kat mescit mihrabı yarım daire planlı niş seklinde üst katın ki ise üstten üç delikli kemerle taslandırılmış şeklindedir diğer üst kat mescidi büyük tutulduğundan geriye kalan kısmı bir oda, alt katta ise iki oda yerleştirilmiştir. Bu odalarda da dolap nişleri, ocak ve mazgal pencereler açılmıştır küçük tutulmuş kapıları düz lentolu ve avluya açılmaktadır. 

Düzgün kesme taşlarla yapılmış yapının güney cepheyi hareketlendiren tas yaprak, sivri kemerli bir görüntü seklindedir. Kapı köseden helezonik yivli bir kaval silme ve bunu takip eden mukarenasli bir bordürle kuşatılmıştır. Bunu ortasında oldukça küçük tutulmuş, üstte ve yanlarda yekpare blok taslarla oluşturulan kapı, dıştan kabartma vazo ve çiçeklerle süslenmiş üç yandan dolanan bir bordürle sınırlandırılmıştır. Gerek mukarnasli ve gerekse içteki bu bordür kahverengi taşlarla oluşturulduğunda ayrıca cepheyi hareketlendirmektedir. Kapının üst kesimine dikdörtgen kitabe yerleştirilmiştir kitabe mermer üzerine yerleştirilmiştir. Diğer cepheler alt ve üst katlara açılmış pencereler dışında oldukça hareketsizdir.

Taşköprü Hakkari Şemdinli ilçe merkezine 12 km., Nehri Köyü’ne de 4 km. uzaklıkta Şemdinli Deresi üzerinde bulanan Taş Köprü’nün kitabesi günümüze gelememiştir. 

Bununla beraber Nehri’deki Kelat Sarayını yaptıran Seyyit Mehmet Sıddık tarafından yaptırıldığı yerel kaynaklardan öğrenilmektedir.Buna göre köprü büyük olasılıkla XIX.yüzyılın sonlarına doğru yaptırılmıştır. 

Şemdinli’deki yüksek dağlar arasında, derin bir vadide bulunan köprünün her iki ayağı da kayalara oturmaktadır. Köprünün uzunluğu 21.20 m, genişliği 2.90 m, yüksekliği de 10.80 m.dir, Düzgün kesme taştan yapılmış olan köprü tek gözlüdür. Kemer açıklığı da oldukça yüksek ve yayvandır. Köprünün dolgu ve tampon duvarları moloz taşlar örülmüş, doğu cephesi kemerli açıklığın yanı sıra birer nişle daha hareketli bir görünüm elde edilmiştir. 

İlk yapılışında korkuluklarla sınırlandırılmış olan köprünün üzeri yakın tarihlerde betonla kaplanmıştır. Günümüzde iki yanındaki zeminle bağlantılı dolgu duvarları kısmen yıkılmış, ağaçlarla bu bölümler takviye edilmiştir

Ören Yerleri

Meydan Medresesi Hakkari merkez Biçer Mahallesi’nde bulunmaktadır. Medrese, giriş kapısı üzerindeki kitabesinde, M.S. 1700-1701 tarihinde yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Meydan Medresesi, anıtsal yapısı düzgün kesme taş işçiliği içteki revaklı avlusu kapısındaki süslemeleriyle Hakkari’nin en önemli anıtsal yapısıdır.

Mezarlıklar

Kırmızı Kümbet Mezarlığı Gülereş Baba Mahallesi’nde kuzeyden güneye doğru eğimli bir sırtta yer alan mezarlık, halk tarafından ziyaret edilen ve kutsal bilinen yerlerden birisidir.

Kaya Resimleri Araştırmacı Muvaffak Uyanık, Hakkari bölgesinin batısında yer alan “Geveruk” ve “Tirşin” yaylalarında, kayalar üzerine kazınarak çizilmiş binlerce kaya resmi bulmuştur.

Ne Yenir?

Yöreye özgü yemek çeşidi olarak pirinç, darı veya bulgur karışımı bir nevi katı ayran çorbası olan gulul, bir çeşit işkembe ve bağırsak dolması olan kepaye sayılabilir.

Ne Alınır?

Yöre kültürünün adeta simgesi olan kök boya ve yünden imal edilen Hakkari kilimleri, yünden örülen çorap satın alınabilir.

Yapmadan Dönme...

Meydan Medresesini gezmeden,

Kaya resimlerini görmeden,

Yöreye özgü yemekleri yemeden,

Dönmeyin..

 

 

 

 

 

 

Daha Fazla
TESİSLER
Hotel Sibar
Hotel Sibar
Hakkâri
Hakkari şehir merkezinde bulunan Hotel Sibar, valiliğe 250 metre, Kale Kayak Merkezi'ne 1 km, Van Havaalanı'na ise 210 km Hakkari yüksekova ilçesi hava alanına ise 70 km ...
Tek Kişilik 90 TL
Çift Kişilik 140 TL
Üç Kişilik 180 TL
Hotel Esen
Hotel Esen
Hakkâri
...